aile dizimi

Cinayetler, kız kaçırmalar, kürtajlar, her tür haksızlığa uğramalar... Aile Dizimi terapisine göre bütün negatif fiiller önceki kuşaklardan günümüze aktarılıyor.

YAŞANAN TECRÜBELER İNSANLIĞIN DNA'SINA KAZINIYOR

“Ailelerin, kurumların, çiftlerin enerjisel alan anlamında birer sistemleri var. Bu sistemdeki enerjisel anlamdaki kitlenmeler sorunlara yol açıyor. Ne tür kitlenmeler? Hak yemeler, cinayetler, kız kaçırmalar, her türlü haksızlığa uğramalar, kürtajlar, her türlü kötü edim. Bunlar, sonraki nesillere de aktarılmak üzere sistemlerde birtakım kilitlenmelere sebep oluyor. Bu edimlerin yarattığı kilitlenmeler bazen aynı nesilden kişilerde, bazen sonraki nesillerde ortaya çıkabiliyor.”


Aile Dizimi (Hellinger Terapisi)

Hellinger Terapisi
olarak da tanınan,Familien Aufstellung adıyla 90’lı yıllarda Almanya'da ortaya çıkmış olan Aile Dizimi Terapisi, ailenin kuşaklar boyu, birbirine görünmez bir bağla bağlı olduğu anlayışına dayanmaktadır. Bireyi, içinde doğduğu ailenin şekillendirdiğine inanan bu anlayış, ailenin belirli bir sistem oluşturduğunu ileri sürmektedir. durumda psikolojik rahatsızlıkların önemli bir kısmına, hatta belki de çoğunluğuna içinden çıktığımız kök ailede yaşanmış sorunlar sebep olmaktadır.

Psikolojik rahatsızlıkların önemli bir kısmına, hatta belki de çoğunluğuna içinden çıktığımız kök ailede yaşanmış sorunlar sebep olmaktadır.

Eğer aile içinde şiddet, intihar, cinayet, düşük, ana baba rollerinde uygunsuzluk gibi bir sebeple sistemde bir bozulma veya aile sıralamasında bir kopma olursa, bundan aile fertlerinin hepsi, hatta - etkisinin derinliği oranında gelecek kuşaklar da etkilenmektedir. Ailenin bireyin psikolojik yapısı üzerine olan etkisinin kaçınılmazlığı fikrine Freud'dan bu yana kimse itiraz etmemiştir. İtirazlar bu etkinin niteliği, derecesi ve şiddeti üzerinedir. Buna rağmen Freud'dan bu yana Aile ve Sistemik Aile Terapileri çıkıncaya kadar herkes, ortaya çıkan marazın aileden bağımsız olarak kişilerin bireysel terapisini savunmaktaydılar.

İlk defa Bert Hellinger, Sistemik Aile terapisi çerçevesinde ve Fenomenolojik psikoloji anlayışı içinde, bireyi ailesine geri götürüp, ailesiyle içrek dünyada barıştırarak; aile sistemi içinde var olan mevcut yerini göstererek, sistemin yıkılan, bozulan yanlarını onararak geleneksel terapi anlayışlarına ciddi bir fark attı.

İkincisi ve belki de daha önemlisi: ailesiyle "ruhunun derinliklerinde buluşturulacak" olan bireyin yaşı, yaşadığı mekan, zaman ve ortam, ait olduğu ailenin diğer üyelerinin yaşıyor olup olmadığı da önemli değildir. Bu proses bireyin tamamen kendi iç dünyasında yaşanmaktadır. Gerçek hayatta böyle bir barışı yaşamaya kalkışmak belki on yılları kapsayacak, belki de hiç mümkün olamayacaktır.

Aile Dizimi çalışmasından geçen kimselerde eşleri, çocukları, ebeveynleri ve kardeşleriyle ilişki yeni baştan, yeni doğan bir bebeğin saflığı ve sıcaklığıyla kurgulanmakta, derin bir içsel huzura kavuşulmaktadır. Korkular, zayıflıklar, özgüven sorunları, öfke kin, soğukluk ve katılık gibi duygular müteakip bir yıl içinde yerini kendine güvene, güçlü duruşa ve kararlılığa; sıcak, yumuşak ve uyumlu davranışlara terk etmekte, böylece yaşam yeni baştan daha enerjik ve dış dünyayla barışık halde yeniden yapılanmaktadır.

Tüm bu içsel yenilenmenin sonunda kaygılar, duygusal bozukluklar, takıntılar ve çok çeşitli bedensel şikayetlerden kurtulmak çoğunlukla mümkün olmaktadır.

 aile dizimi terapisi

Ağır Kader

Bert Hellinger’in Türkçe’ye “Sevgi Düzenleri” adıyla çevrilen “Ordnung der Liebe” adlı kitabından tam tercüme edilmiş olan “Ağır Kader” (Schwere Schiksal) soyağacında yaşanmış travmatik vakaları içeriyor:

    • İntihar,
    • Cinayet,
    • Şehadet,
    • Zulüm etmek, zulme uğramak, tecavüz, taciz,
    • Terk etme, aldatma, istenmeyen- gönülsüz, çocuk uğruna beraberlik,
    • Boşanma, ayrılma,
    • Evlatlık edinme- verme,
    • İlk aşklar veya evlilikler, o ilişkilerden olan çocuklar,
    • Evlilik dışı doğumlar, neshebi bilinmeyen hamilelikler,
    • Düşük, çocuk aldırma, ölü doğum, doğuştan gelen sakatlıklar vb.

Diyelim büyük Babanın işlediği bir cinayetten hiç haberi olmayan torun, kurbana karşı duyulması gereken suçluluğu taşıyor ve kendi hayatını kısıtlıyor, kronik depresyon yaşıyor, hatta intihar ederek kendi dahli olmadan yaşanmış bir haksızlığı yaşamıyla “ödüyor”

 

Bir başka örnek: Kadın ya da erkeğin kurduğu sıkı bir aşk ilişkisi hiçbir zaman tam olarak kopmuyor; daha sonraki evliliklerinde doğan çocuklar, geçmişteki sevgili ya da nişanlıyı temsil ediyorlar. Bunun çok acı sonuçları yaşanabiliyor. Eğer kadının bir tek kız çocuğu olmuşsa, nişanlı veya sevgili veya ilk eşi, yani bir erkeği aile içinde kız çocuk temsil ediyor ve o çocuk hiçbir zaman tam bir kadın olamıyor. Veya tersi; oğlan çocuk babanın ilişkisini temsil ediyor ve tam bir erkek olamıyor; örneğin erken yaşta prostat sorunu çıkıyor böylece kadınlardan uzak duruyor veya çoğunluk eşcinsellikte karar kılıyor.

 

Tek çocuklu bir ailede anne de baba da çocuk henüz küçükken başka sevgililer buluyor ayrılıyorlar. Bunun sonucunda çocuk çoğunlukla bedensel hasta oluyor, “siz durun, sizin yerinize ben gideyim” deyip, örneğin Lösemi oluyor ve ölüyor.

 

Hemen hemen çoğu Neurodermitis, Astım, Alerjik rahatsızlıkların altında benzeri sorunlar çıkıyor.

 

Babayı reddeden, küçük yaşta babadan ayrılan ya da kaybedenler genellikle alkolik ve depresif;

 

Anneyi reddeden, migrenli oluyor.

 

Anne babayı reddeden, kendini değersiz ve önemsiz görüyor,

 

Kendini önemsiz ve lüzumsuz görenler kansere daha kolay yakalanıyor,

 

Bulimia sorununun altında anneye açık, babaya gizli sadakat yatıyor.

 

Babanın anneyi ve evi terk etme duygusu yaşadığı durumlar Anoreksiya Nevroza sebebi olabiliyor.

 

İlk ilişkiden kalan bir öfke varsa, ikinci ilişki birincinin eksikliğini tamamlamak uğruna kendisi olamıyor.

 

özellikle Psikotik hastalıklarda ağır yaşanmışlıkların rolü önem taşıyor.

 

Vs. Vs. Listeyi uzatmak mümkün.

 

 

Aile Dizimi Çalışma Yöntemi

 

1- Giriş

 

a) Ön görüşme

 

b) Dizim çalışmasını kabul

 

c) Dizime konu olacak birincil sorunun teşhisi

 

d) Aile sistemini etkilemiş olan Ağır Kader diye tanımlanan yaşanmışlıkların varsa teşhis ve tespit edilmesi.

 

 

 

 aile dizimi terapisi

 

2- Aile Dizimi

 

a) Küçük ya da kök Aile üyelerinin belirlenmesi

 

b) Temsilcilerin seçilmesi

 

c) Temsilcilerin konumlandırılması (konstelasyon)

 

d) Temsilcilerin duygulanımlarının alınması

 

e) Temsilcilerin varsa dürtülerinin (impuls) sorulması

 

f)Çözüm çalışmasına geçiş, sistemin yeni baştan oluşturulması.

 

 

Örneğin 50 yıl önce, aile içinde yaşanmış bir olayın, o zamanlar diyelim henüz doğmamış veya 5 yaşında olan danışanın kişiliğinde bıraktığı izi bulmak nasıl bu kadar hızlı gerçekleşecek?

 

Bunun izahını Fenomonolojik Psikoloji yapmaya çalıştı; ancak günümüzün pozitif bilgi çağı insanının anlayacağı somutlukta bir açıklama henüz yapılamadı; entelek henüz buna yetmiyor. Burada belirleyici olanın sadece Bio-enerji ve morfojetenik olduğunu belirtmekle yetineceğiz.

 

Aile Dizimi, sorunu, bozulan bu sıralamayı, sadece bir veya iki günlük bir terapötik çalışmada açığa çıkartıyor. Danışan kendi içinde, ailesinin sistemindeki yerini alıyor, böylece ailesinden kaynaklanan ruhsal sorunlarını bilince çıkarıyor ve huzura eriyor.

 

 

Aile Dizimi asıl olarak 6 – 8  kişiden başlayan bir grup çalışması olmasına rağmen, gerekli görüldüğü ihtiyaç hallerinde ya da şahsın isteği üzerine tek kişiyle de yürütülmektedir.

Danışan sorununu belirttikten sonra çekirdek aile ya da kök aile üyelerini ve aynı zamanda kendisini temsil edecek birilerini grup içinden seçer ve sonra geçip yerine oturur. Temsilcilerden oluşan aile üyelerinden her birinin sıralanışı aile sisteminin durumunu açığa çıkartırken, oluşacak duygu durumu da bireyin yerinden ne kadar memnun olduğunu ve kiminle ne gibi bir duygusal bağ içinde olduğunu, bu bağın şiddetini, biçimini, karakterini  ortaya çıkartmaktadır.

Bir süre sonra Danışan kendini temsil eden şahsın yerini alır ve orada oluşan duygu durumuyla kendi gerçek duygularının çakıştığını ve içindeki düğümlerin bir bir çözüldüğünü görür.



Aile Diziminin uygulandığı alanlar.



1. Psikolojik sorunlar ve Kaygı durumları: Şimdiye kadar en yaygım kullanılan Aile Dizimi olmuştur. Psikotik hastaların Aile Dizimine ancak bir psikiyatrist refakatinde katılması zorunludur. 

1. Bedensel özürler ve hastalıklar, ağrı durumları: Batı Tıp bilimi bugün geldiği noktada kanser dahil hemen her bedensel rahatsızlığın sebepleri arasında psikolojinin önemli bir rolü olduğunu kabul etmeye başlamış bulunuyor. Doğu  tıbbında ise bu anlayış binlerce yıl öncesine dayanıyor. Aile Dizimi Önleyici Hekimlik anlayışının bir parçası olan bu anlayıştan yola çıkarak her türlü bedensel rahatsızlıkların altında aileden kaynaklanması muhtemel psikolojik faktörlerin varsa açığa çıkartılması ve çözülmesi amacına dayanıyor.


1. Kurumsal Dizim: Kurumlar arası, kurum içi personel ilişkileri. Günümüzde Özel ve Tüzel Kurum ve Kuruluşlar eski anlayışları giderek terk etmeye başladılar. Kurumlaşmış her organizasyon kendi içinde bir sistem oluşturur. Sistemdeki her bozulma kurumun işleyişini temelden sarsar. Çoğu kriz durumu bu sistemsel bozulmadan kaynaklanmaktadır ve gecikmiş Halkla ilişkiler çalışmaları da çoğu zaman zararı telafi etmeye yetmez. Önleyici Hekimliktekine benzer bir anlayış taşıyan Kurumsal Dizim sistemin sağlıklı işlemesine olanak sağlar. Kurum içinde ve kurumlar arası uygulamaya konan her yeni teknik sisteme uygun olamayabilir, ama uygun hale getirilmeyi gerektirir. Kurum içinde Personel sorunlarının, yeni atamalar ve tayinlerin yaşandığı durumlarda kurumsal sistemde bozulma olabilir. Bu ve buna benzer tüm sorunlarda Kurumsal Dizim çok sayıda sorunu daha başından önler.

Kurumsal Dizimler Sistem Dinamiği anlayışı üzerine oturmuştur. Bu anlayışa göre;

- Kurumları birer bütün olarak değerlendirir,

- Kurum içindeki birimler ve kadrolar bir sistem içinde bütünlükçü ele alınır, tek bir kişi ya da birim ele alınırken diğer parçalar (Yönetim, üretim birimleri, dağıtım, pazarlama, müşteri, dış çevre vs) da göz önünde bulundurulur.

- Bu durumda bir birimde olabilecek bir değişikliğin diğer alanlarda sebep olduğu değişimler dikkate alınır.

 

1. Bireysel Coaching: Kurumsal ilişkilerde, İşletme içinde, iş ve ticari hayatta her gün alınan çok sayıda karar, hem bireyin hem de kurumun geleceğini temelden etkileme sorumluluğunu taşımaktadır. Bu ağır yük yüksek stres ve kaygı sebebidir. Bireyin artan kaygı durumunda başarı performansı ve doğru karar verme olanağı azalır. Günümüzün ezici rekabet anlayışının iş ilişkilerinde de yaşanıyor olması, bireyi tek başına karar almaya ve kimseyle paylaşamamaya itmektedir ki bu da ayrıca stres ve kaygı artırıcı bir etmendir. Bu sebeplerle, başta ABD olmak üzere giderek Avrupa ülkelerinde de yaygınlaşmakta olan Coaching, kariyer yapmak isteyen, kariyerini korumak isteyen, başarı performansını korumak ve artırmak isteyen her işletmeci, yönetici ve menager’in başvurduğu bir Training yöntemidir. Aile Dizimi tekniğinin bireysel Coaching için de sağlam bir yöntem olduğunu belirtmek gerekmektedir.


Bireysel Dizim: Grupla çalışmak, şahsi sırlarını başkalarıyla paylaşmak istemeyen Danışanlar bu yönteme başvurabilirler. Prensipte grup çalışmasındakine benzeyen Tek Kişiyle Aile Diziminde temsilciler eşyalar ya da sembollerden seçilir. Eşya veya sembollerden oluşan temsilciler Danışan tarafından dizilirler. Bu Dizim üzerine çalışma yürütülür.

Tek Kişiyle Aile Dizimi grupla yapılan çalışma kadar etkili ve verimli olmamakla beraber, bilhassa Coaching çalışmalarında sıkça başvurulan bir yöntemdir.

 

Kaynak : wikipedia

Ayrıca bakınız : http://www.aktuelpsikoloji.com/aile-dizimi-terapi-yontemi-nedir-7148h.htm

 

aile psikolog sinem malkoç

RANDEVU VE BİLGİ ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Tüm aile içi sorunlarda yılların tecrübesi ile İzmir ve Bodrum'da en etkili terapi yöntemleriyle kalıcı ve profesyonel çözümler için bize ulaşın.

Online başvuru sistemimizi kullanıp,

Uzmanımız Klinik Psikolog Evlilik Terapisti

Aile Psikolog Sinem Malkoç'dan randevu almak icin burayi tıklayınız.