Son Haberler
|
|
Haber Bülteni
Google Reklam
Yararlı linkler
| Anorexia Nervosa |
|
|
|
|
Anorexia Nervosa, özellikle genç kadınlarda görülebilen, yemek yememek, çok az uyumak, buna rağmen çok aktif olmakla beliren psikolojik bozukluk. Bu hastalık genellikle ergenlik döneminde, nadiren de erişkin çağında başlar. Çok genel olarak denebilir ki, aşırı zayıflama tutkunu her bireyde oluşabilir. Bu durum genellikle kişinin çok şişmanladığı kanısı ile mübalağalı bir şekilde rejim uygulaması ile başlar, önceleri kontrol edilebilen iştah bir süre sonra yok olur ve zayıflama normal ölçüleri aşar. Çağın hastalığı olarak adlandırılan yeme bozukluğu sendromu olan 'Anorexia Nervosa', sadece genç kızlarda değil, artık erkeklerde de görülüyor. Tedavisi zor olan vakalarda hayati tehlike söz konusudur. Ayrıca anoreksiya yoğun psikolojik sorun yaşayanlarda da görülebilir. Diyet yapma, kilo verme takıntısı olmayan insanlarda dahi çok problemli bi hayat yaşama evrelerinde yeme bozukluğu söz konusudur. Ailevi, okul, iş, veya duygusal konularda çöküntü yaşayanlar yemek yemeyi reddeder, zorla yediği takdirde çıkarır. Sonuç olarak kısa vadede çok kilo kaybetme söz konusudur. Ve bu hastalığın bütün etkilerini yaşarlar. Sorunların çözülmesiyle birlikte yeme sorunları da ortadan kalkar. Fakat bu evre içerisinde ciddi ve kalıcı fizyolojik sorunlar yaşayabilirler. Tanı ölçütleri:
Anoreksik bir hastanın tedavisinin birincil amacı, beden ağırlığının düzeltilmesidir. Tedavide ikincil önemli amaç, hastanın zayıflamayla uğraşısının azaltılması, güvenin ve bireyselliğin sağlanmasıdır. Üçüncü büyük amaç, hipokalemi veya dehidratasyon gibi fiziksel komplikasyonların ve büyük depresyon gibi psikiyatrik semptomların tedavisidir. Tedavide dördüncü amaç ise hastalığın tekrarlamasının önlenmesidir. Başarılı tedaviden sonra bile hastaların %50’sinden tekrarlar olabilir.
2- Tüp ile beslenme ve hiperalimentasyon gibi zorunlu tedaviler 3- Davranış değiştirme teknikleri, 4- Psikoterapi 5- Farmokoterapi gibi tedavilerden birkaçı birlikte uygulanabilir.
Ağır tıbbi bozukluk göstermeyen, bir başka deyişle daha hafif düzeydeki AN hastalarının tedavisi ayaktan psikoterapi yürütülebilir. Bunun dışında yatan hastalarında taburcu olduktan sonra psikoterapilerinin devamı gerekir. Ayrıca hastalığın genellikle ergenlik döneminde başlaması aynı zamanda aile terapilerinin de uygulanmasını gerektirir. Her ne kadar klasik psikanaliz AN’da etkili değilse de hasta uyugun bir düzeye geldiğinde içgörü kazandırmaya yönelik psikoterapi bazı vakalarda etkili sonuç vermektedir. Tags:
|
BİZE ULAŞIN
Webde paylaş
| CİNSEL TEDAVİLERDE ETİK
|
| Antidepresanlar Kişiliğinizi Değiştirebilir Antidepresanlar Kişiliğinizi Değiştirebilir Antidepresan kullanmak depresyonu hafifletmenin yanında, sizi daha dışa dönük ve daha az sinirli yapıyor. Northwestern Üniversitesi [ ... ] |
| Diğer Konular |


























