Haber Bülteni

Üye olarak sitemizle ile ilgili gelişmelerden haberdar olabilirsiniz.

isim:

Email:

Kurallar

Google Reklam

Yararlı linkler



Designed by:
AILE PSIKOLOG sitesi birey ve sirketler icin psikolojik sorunlar konusunda hizmet vermek icin kurulmus bir danisma sitesidir. Aile Psikolog

Obsesif kompulsif bozukluk PDF Yazdır e-Posta
E-posta

Obsesyon (saplantı) , kişinin rahatsız edici bulduğu , gerici, sıkıntı yaratan, kişinin ruh hali üzerinde yüksek etkisi bulunan , yineleyici düşüncve dürtülerdir.

Kompulsiyon (zorlantı) ise bir obsesyona (saplantı) tepki olarak yada katı kurallara göre yapılan motor yada mental eylemlerdir. Kişi yaptığı davranışın aşırı ve anlamsız olduğunu bilir.bu davranış obsesyonların etkisini azaltmaya yada olmasından kortuğu şeyi önleme amacına yönelik olarak yapılmaktadır. Ancak bu amaçla yapılana davranış arasında gerçekci ya hiç bir ilişki yoktur yada aşırı abartılı olarak görülür. Zihne zorla giren , rahatsızlık veren ve sıkıntı yaran bir düşünce obsesyon (saplantı) tanımına uyarken ,böyle bir düşünceyi etkisizleştirmeve sıkıntıyı azaltma amacındaki başka bir düşünce kompulsiyon (zorlantı) tanımına uymaktadır.

DSM-IV’ e göre tanı ölçütleri nelerdir ?
  • Obsesyonlar (saplantı) yada kompulsiyonlar (zorlantı) vardır.
  • · Bu bozuklluk sırasında kimi zaman istemeden gelen ve uygunsuz olarak yaşanan ve belirgin anksiyete yada sıkıntı ya neden olan , yineleyici ve sürekli düşünceler, dürtüler ya da düşlemler.
  • · Düşünceler , dürtüler ya da düşlemler sadece gerçek yaşama sorunları hakkında duyulan aşırı üzüntüler değildir.
  • · Kişi, bu düşünceleri ,dürtüleri yada düşlemlerine önem vermemeye yada bunları baskılamaya yada başka bir düşünce yada eylemle bunları etkisizleştirmeye çalışır.
  • · Kişi, obsesyonel düşüncelerini , dürtülerini yada düşlemlerini kendi zihninin bir ürünü olarak görür.

Kompulsiyonlarda vardır.

· Kişinin, obsesyona bir tepki olarak yada katı bir biçimde uygulanması gereken kurallarına göre yapmaktan kendinin alıkoyamadığı yineleyeci davranışlardır. Örneğin; el yıkıma ,dua etme,birtakım söycükleri devamlı söyleyip durma vb.
· Davranışlar ve zihinsel eylemler, sıkıntıdan kurtulmaya yada var olan sıkıntıyı azaltmaya yada korku yaratan olay yada durumdan korunmaya yöneliktir; ancak bu davranışlar yada zihinsel eylemler ya etkisizleştirilmesi yada korunulması tasarlanan şeylerle gerçekçi biçimde ilişkili değildir yada açıkça çok aşırı düzeydedir.

  • Bu bozukluğun gidişi sırasında bir zaman kişi obsesyon(saplantı) yada komulsiyonların (zorlantı) aşırı yada anlamsız olduğunu kabul eder. Not: bu çocuklar için geçerli değildir.
  • Obsesyon ve kompulsiyonlar belirgin bir sıkıntıya neden olur, zamanın boşa harcanmasına yol açar yada kişinin olağan günlük işlerini ,mesleki işlevselliğini yada olağan toplumsal etkinliklerini yada ilişkilerini önemli ölçüde bozar.

BAŞLAMA YAŞI NEDİR ?

Bozukluk ortalama olarak 21 yaşları dolayında başlar. Bozukluk erkeklerde biraz daha erken (19 yaşlarında ) , kadınlarda biraz daha geçtir. ( 22 yaşalarında) hastaların % 65’ inde bozukluk 25 yaşından önce , ancak %15’ i kadarında 35 yaşından sonra ortaya çıkmaktadır. İki yaşında OKB tanısı konmuş olgular bildirilmiştir. Bozukluğun yerleşmesinden önce , işlevselliği belirgin derecede bozmayan ve önemli rahatsızlıklar yaratmayan obsesif kompulsif semptomların bulunduğu , hasların çoğu tarafından bildirilmektedir. Bu tür semptomların başalam yaşı 13 dolaylarındadır ve yine erkeklerde biraz daha erken yaşlarda başlamaktadır.

ETKENLER NELERDİR ?


Genetik etkenler

Yapılan araştırmalarda OKB nin genetik geçişli olduğunu düşündüren belirtileri gözlenmektedir. Yapılan aile çalışmalarında OKB li bir hastanın biyolojik akrabaları arasında OKB görülme sıklığı genel popülasyona göre 5-10 kat daha fazlam olduğu görülmektedir.Ancak bu bulgu tek başına genetik etkenler lehine yorumlanamaz. Çünkü çocuklar bu davranışları anne bablarını taklit ederek öğrenmiş olabilirler.Bununla birlikte hastaların semptomları ile aile deki diğer bireylerinin semptomları genellikle birbirinden farklıdır.

Psikodinamik etkenler

Psikaanalitik görüşe göre obsesyonlar bastırılmış dürtülerin türevleridir. Bazen dürtü nitelikleri korunmuştur, ancak deforme edilmiştir. Cinsel ve saldırgan obsesyonlar genelde bu özelliği taşırlar. Kompulsiyonlar ise dürtü türevleri olabilecekleri gibi, bu dürtülere karşı süperego buyrukları da olabilirler.OKB ‘nin bazı semptomları ise dürtü türevleri ile bunlara karşıt güçler arasında bir çatışmayı yansıtır. (obsesif kuşku semptomları)

Davranışsal etkenler

Davranışçı kurama göre , obsesyonlar koşullu uyaranlardır.raslantısal olarak, anksiyete oluşturan bir durum içinde yer alan masum uyaranlar daha sonra anksiyete yaratabilirler. Kompulsiyonlar ise kaçınma davranışlarıdır. Kişi belli bir eylemin anksiyeteyi azaltığını keşfeder ve bu eylemi yineer durur.

TANI

OKB semptom yönünden oldukça zengindir ve semptomlardaki bu çeşitlilik , bozukluğun heterojen olduğunu düşündürür. Verilere göre hastaların yaklaşık %40 sadece obsesyon, % 30 sadece kompulsiyon kalan % 30 ‘ uda hem obsesyon , hem de kompusiyon bulunmaktadır. Klinik serilerde ise hem obsesyon hem de kompulsiyon % 75 ‘ ten fazladır. Bu son guptaki hastaların daha çok yardım arayışında olduklarını gösterir.

Sıklık sırasına göre obsesyonlar ;

  • Bulaşma %50
  • Kuşku %40
  • Somatik %30
  • Simetri %30
  • Agresif %30
  • Cinsel %25
  • Dinsel % 10

Olguların %70 ‘ten fazlası iki yada daha çok obsesyon tipi arasındadır.

Sıklık sırasına göre kompulsiyonlar ;

  • Kontrol etme %60
  • Yıkama %50
  • Sayma %35
  • Sorma anlatma yada dua etme %35
  • Simetri düzen %30
  • Biriktirme %20

Olguların %60 kadarında birden çok kompulsiyon tipi bulunur.


OBSESYONLARA EŞLİK EDEN KOMPULSİYONLAR

 

  • Bulaşmaya obsesyonuna genellikle yıkama – temizleme kompulsiyonu eşlik eder.
  • Kuşku obsesyonuna genellikle kontrol etme denetleme kompulsiyonu eşlik eder.
  • Agresif ve cinsel obsesyonlara genellikle soru sorma ve anlatma kompulsiyonları eşlik eder.
  • Simetri ve düzen obsesyonuna genellikle sayma kompulsiyonu eşlik eder.
  • Somatik obsesyonlara genellikle kontrol etme kopulsiyonu eşlik eder.

 

TEDAVİ


OKB tedavisi, semptomların hastaya açıklanması ve gerekliyse, bunun çıldıracağı anlamına gelmediğinin vurgulanmasıyla başlanmalıdır. Aynı zamanda hastanın yakınları bilgilendirilmeli , tedavide işbirliği yapmaları sağlanmalıdır. Hastaya karşı ödünsüz ama sevecen ve sempatik bir tutum sergilemelidirler.

OKB genellikle dalgalanmalarla seyreden; kronik,hatta çoğu zaman yaşam boyu süren bir bozukluktur. İlaç tedavisi daha çok semptomların kontrol altına alınmasında yardımcıdır. Ayrıca ilaçlar obsesyonlar üzerinde etkili olsalarda , kaçınma davranışlarını değiştirmezler. Bu sonuncular için davranış terapileri de uygulanmalıdır. Başlangıçta hastaların bir kısmı , katlanmak zorunda kalacakları anksiyete nedeniyle , davranışçı terapilere razı olmayabilirler. Bu hastaların çoğu ilaç tedavisiyle rahatladıktan sonra davranışçı terapiyi kabul ederler. Bazı hastalar ise ilaçların yan etkilerinden çekindikleri için ilaçla tedaviye yanaşmayabilirler. Bu grup içinde de davranışçı yöntemlerin etkisi görüldükçe , ilaç kullanmayı kabul edenler çoğunluktadır.

Davranış terapisi kompulsiyonların belirgin olduğu hastalarda daha başarılı sonuçlar vermektedir. Hastanın ve çoğu zaman da ailenin işbirliği gereklidir.

Kaynakça

Hekimler Yayın Birliği (1997) Psikiyatri Temel kitabı HYP yayıncılık Ankara ,ss. 493-505

1980’den sonraki yıllarda, Obsesif Kompulsif Bozukluk tedaviye az cevap veren ve yaygın olmayan bozukluklar olarak kabul edilirdi. Şimdiki bulgularımıza göre ise Obsesif Kompulsif Bozukluk yaygın olarak görülen ve tedaviye iyi cevap veren bir bozukluktur.

Takıntılı mısınız ? Test etmek için tıklayın.

Online başvuru sistemimizi kullanıp , Uzman psikolog Sinem Malkoç'a ücretsiz soru sormak için burayı tıklayınız.

Share Link: Share Link: Bookmark Google Yahoo MyWeb Del.icio.us Digg Facebook Myspace Reddit Ma.gnolia Technorati Stumble Upon
 
Deutsch (DE-CH-AT)Turkish (Turkiye)

BİZE ULAŞIN

iZMİR,BODRUM,SÖKE VE AYDIN'DA BİREYSEL VE AİLE TERAPİ İMKANI
Reklam
İzmir Aile Danışma Merkezi Açıldı
Aile danışmanı psikolog Deniz Özer Eryılmaz ve Uzman Psikolog Sinem Malkoç hizmet verdiği İzmir'de bulunan Shcek Özel Yaşam Merkezi Aile danışma merkezinin internet sayfası açıldı.Sayfaya gitmek için tıklayınız.
JT Slayt Gösterisi modülü resimleri yüklüyor. Lütfen bekleyiniz...
DEPRESYONDA MISINIZ ?KENDİNİZİ UMUTSUZ VE KÖTÜMÜ HİSSEDİYORSUNUZ ?KİMSELERE SORAMADIĞINIZ PROBLEMLERİNİZ Mİ VAR ?ŞİMDİ BİZE BAŞVURUN,ÜSTELİK ÜCRETSİZ !BAŞVURU İÇİN TIKLAYIN.

Facebook

Webde paylaş

AİLE TERAPİSİ YAYGINLAŞIYOR


Warning: imagejpeg() [
function.imagejpeg]: Unable to open '/home/ailepsiko/domains/ailepsikolog.com/public_html/images/stories/minifp/aileterapi_thumb.jpg' for writing: Permission denied in /home/ailepsiko/domains/ailepsikolog.com/public_html/modules/mod_minifrontpage/helper.php on line 296
article thumbnail

Çiftlerin birbirleriyle yaşadıkları sorunları çözmeyi amaçlayan aile terapisi uygulaması büyük kentlerde yaygınlaşıyor. Acıbadem Adana Hastanesi’nde görevli Aile ve Evlilik Te [ ... ]


Türkiye'de Görülen En Yaygın 5 Fobi

article thumbnail

Normal dışı korkularımız fobi olarak adlandırılıyor. İşte Türklerde en çok görülen 5 fobi.. Normal dışı korkularımız fobi olarak adlandırılıyor. Bir korkunun fobi sayılması  [ ... ]


Diğer Konular

Anketler

Daha önce psikolojik destek aldınız mı ?
 

Google Reklam

Music

mp3 flash player by undesign website design.

Google arama

Kimler Sitede

Şu anda 28 konuk çevrimiçi

Ülke Sayacı

free counters