Postravmatik stress bozukluğu olarak sınıflandırılmış hastalar için, hemen hemen herkes için travmatik olabilecek bir büyüklükte emosyonel bir stress yaşamış olmalıdır. Bu tip travmalar içinde savaş deneyimi, doğal afetler, tecavüz, saldırı ve ciddi kazalar(otomobil kazası veya bina yangını gibi) olmalıdır.
Postravmatik stress bozukluğu;
1-Travma deneyimi ile ilgili düşünsel rüyaların veya uyanık düşüncelerin olması 2-Travmayı hatırlatıcı şeylerden devamlı kaçınma ve hatırlatıcı şeylere karşı tepkide donukluk 3-Devam eden aşırı uyarılma
Postravmatik stress bozukluğu ile bağlantılı yaygın semptomlar depresyon, anksiyete ve bilişsel zorluklar (konsantrasyon zorluğu gibi) vardır.
Postravmatik stress bozukluğu nun ömür boyu görülme prevelansı, toplam içinde %1-3 arasındadır. Bu oran bozukluğu subklinik formlar da değerlendirilerek bakılırsa %5 ile 15 gibi bir rakama ulaşmaktadır. (Helzer ve ark. 1987., Breslau ve ark. 1991)
Travmatik olayı yaşamış kişiler içindeki yüksek risk oranı ömür boyu prevelalans oranları %5-7.5 arasındadır. Vietnamdan sağ dönenlerin %30 u Postravmatik stress bozukluğu geçirmiştir. İlaç olarak bunların %25’nin de bozukluğu subklinik formlarına girmiştir. (Eitinger 1971., Krystal 1968., Chapman 1962)
Postravmatik stress bozukluğu herhangi bir yaşta görülebilir. En yüksek olduğu dönem genç adultlardir. Presipite edici faktörlerin yapısı önemlidir. Hatta çocuklarda Postravmatik stress bozukluğu geçirebilirler. Erkeklerdeki travma genellikle zorlayıcı karakterdedir. Kadınlarda ise genellikle tecavüze veya saldırıya uğrama şeklindedir.
Bozukluk evlenmemiş, boşanmış, dul kalmış, ekonomik handikapı ve sosyal çekilmesi olanlarda en sık olarak ortaya çıkmaktadır.
Çocukları şiddete yönelten Counter Strike gibi sanal oyanlara yaş sınırlaması getirilmek istenmesi tartışma başlattı. ‘Sınırlama’ kimileri tarafından desteklendi, kimileri de ka [ ... ]
Aydın'ın Söke ilçesinde faaliyet gösteren Söke Korunmaya Muhtaç Kadınlara Sığınma Evi Yaptırma ve Yaşatma Derneğinin Başkanı Hatice Atay, ekonomik sıkıntı ve işsizliğin, kadı [ ... ]