Haber Bülteni

Üye olarak sitemizle ile ilgili gelişmelerden haberdar olabilirsiniz.

isim:

Email:

Kurallar

Google Reklam

Yararlı linkler



Designed by:
AILE PSIKOLOG sitesi birey ve sirketler icin psikolojik sorunlar konusunda hizmet vermek icin kurulmus bir danisma sitesidir. Aile Psikolog

Kekemelik PDF Yazdır e-Posta

Kekemelik, konuşmanın akıcılığı ve ritmi ile ilgili bir iletişim bozukluğudur.

Akıcı konuşmada ritim ve zamanlama büyük önem taşır. Hız, vurgulama ve doğru yerde duraklamalar açısından farklılıklar olsa da akıcı konuşmada sözcükler ve sözcük grupları kendiliğinden akar. Akıcılıkta ortaya çıkan bozukluklar, uygun olmayan duraklamalar, tekrarlar ve benzer problemler konuşmanın doğal akışını etkiler.

İşte ses, hece ve sözcüklerde uzatmalar, tekrarlar veya duraklamalarla ortaya çıkan konuşmanın akıcılığının bozulduğu bu durum "kekemelik" olarak adlandırılır. Artık, kişinin ne konuştuğundan çok nasıl konuştuğu dikkat çekmeye başlar. Konuşan kişi de dinleyenler gibi durumu fark ettiğinde, konuşma güçlüğüne korku ve endişe de eşlik eder. Bazı durumlarda belirgin yüz ve vücut hareketleri konuşma çabası ile birlikte görülebilir.

Her kekemelik bir diğerinden farklıdır. Ancak özelliklerini aşağıdaki şekilde gruplamak mümkündür:

Normal sayılamayacak şekilde seslerin, hecelerin, sözcüklerin ve cümlelerin tekrar edilmesi; p- p-..peki, ol-ol olmaz, ben de- ben de- bende geleceğim... gibi.

Sözcüklerin bitirilmeden bırakılması.

Düzensiz solunum ve kararsız konuşmaya bağlı olarak sözcüklerde alışılmadık vurgulamaların ortaya çıkması: Patlamalar gibi.

Seslerin olağan dışı uzamaları f f f fare gibi.

Belli bir sesin çıkartılması ve konuşma sırasındaki gerginliğin atılmaması, nefesin engellenmesine ve tıkanmasına yol açar. Karşılıklı konuşmayı kontrol edebilmek için gösterilen mücadelenin işaretleri açık olarak görülebilir. Konuşmanın akıcılığı ve ritmi bozulmakla birlikte yüzde gerilim, kaş-göz oynatma, başın anî hareketleri, bütün bedende istenmeyen jestler gözlenebilir ve her ses birimi bu tıkanmalardan etkilenebilir.

Konuşmada güçlük yaşandığı anda bazen fazladan sözcük ve sesler eklenir: Aman!, ya!, yani!, şey! gibi.

Bazı ortamlarda sözcükler, konuşulan konuya uygun olmayacak şekilde dolambaçlı yollarla söylenebilir. Kekemeliği olanlar hangi sözcük ve seslerin onlar için problem yaratacağını bilirler ve bu durumdan sözcük oyunlarıyla kaçmaya çalışırlar. Ya da sözel iletişime girmeyip sessiz kalmayı tercih ederler.

Kekemeliğe Ne Yol Açar?

Kekemeliğin nedenleri konusunda ileri sürülen görüşler oldukça değişik ve çoktur. Kimi uzmanlar, kekemeliği yapısal bir bozukluk olarak ele alırken, kimi öğrenilmiş bir davranış, bir direniş belir­tisi olarak tanımlamakta, bir başkası da çevresel nedenlerin kekemelikte önemli bir rol oynadığı görüşünü savunmaktadır. Son zamanlarda genler üzerinde yapılan çalışmalar önem kazanmakta ve umut verici çalışmalar devam etmektedir. Ancak, yaygın olarak kekemeliğin tek bir nedene bağlı olarak ortaya çıkmadığı görüşü hâkimdir.

 

Kekemelik Genellikle Hangi Yaşta Ortaya Çıkar?

Kekemelik, genellikle dil gelişiminin erken dönemlerinde ortaya çıkar (2-6 yaş).

Bazı durumlarda, okul çağında, nadiren yetişkinlikte de ortaya çıktığı görülebilir.

 

Kekemelik Cinsiyete Göre Farklılık Gösterir mi?

Evet... Kekemelik erkek çocuklarda, kız çocuklarda görüldüğünden daha yaygın olarak görülür, şiddeti ve sürekliliği de kız çocuklara göre fazladır.

 

Herkes Zaman Zaman Kekeler mi ?

Evet... Pek çok çocuk dil ve konuşma gelişiminde "normal" olarak değerlendirilebilecek bir kekemelik dönemi yaşar. Okul öncesi pek çok çocuğun kekemeliğin sınırlarından kekeme olmadan döndükleri görülmüştür. 2-6 yaş arasında çocuğun düşünme hızı sözcükleri çıkarabilme hızından fazladır. Bu nedenle çocukta geçici bir kekemelik, konuşma gelişiminin doğal bir sonucu olarak görülebilir. Bu hemen kekemelik olarak etiketlenmemelidir. çocuk konuşurken duraklar, ses, hece ve sözcük tekrarlan yapar, ama kendisi bunun farkında değildir. Küçük çocukların dili öğrenme süreçlerinde bu türden konuşma sorunları yaşamaları doğaldır. Çocuğun çevresindekiler konuşmasını düzeltmesi için baskıda bulunmazsa, çocuğun dikkati konuşması üzerine çekilmezse bu durum kendiliğinden düzelir.

Kekemelik Sürekli midir?

Hayır.. Kekemeliği olan insanların konuşmalarının akıcı ve düzgün olduğu zamanlar da vardır. Örneğin, İletişim ile ilgili kaygının olmadığı ortamlarda, şarkı söylerken, oyun oynarken, hayvanlarla konuşurken vb. normal akıcılıkta konuşabilirler

 

 

Kekemelik Tedavisinde Psikolojik Destek

Kekemeliğin belirtilerini ortadan kaldırmak hiç kuşkusuz önemlidir. Fakat kendi başına yeterli değildir. Kekemenin kendisine, konuşmasına, çevresine karşı olan tutumunu değiştirmek gerekir. Kekeme “yapamam” dan “yapabilirim” e getirilmelidir. Bu bakımdan, kekeme kişiyle yapılacak çalışmalarda ruhsal sağaltıma yer vermek gerekmektedir. Ruhsal sağaltım ayrı bir uzmanlık alandır. Kekemeliğin sağaltımında bu iki uzmanlık alanın iş birliği gereklidir. Böylesi bir işbirliği olanağı bulunmadığında konuşma sağaltımı esas alınarak aşağıdaki çalışmalar yapılabilir.

1) Kekemeliği Tanıtma: Bu dönem kekemelikte çoğunlukla kişi kekeme olduğunu bilir. Ama kekemeliğinin niteliğini bilemez. Ayna karşısında konuşturarak, konuşmasını banda kaydedip tekrar dinleterek problem kendisine incelettirilebilir.  Ağız, çene, dudak yapısını incelerken bu organlarının kekelemeden konuşan kişilerden yapısal yönden farklı olmadığını, öyleyse bir bozukluğun bulunmadığını fark edebilmelidir. Bu noktaya dikkat çekilmelidir. Böylece kişi, kekemeliğinin yapısal bir nedeni olmadığı ve pek çok durum ve zamanlarda kekelemeden konuşabildiğinin bilincine varmış olur.

2) Kendi tanıma ve anlamasına yardım etme: İnsanın konuşmasının dışında pek çok özellikleri vardır. Yaşamında bunların da yeri çoktur ve önemlidir. Bu niteliklerin de bireysel ayrılıklardan etkilendiği de doğrudur. Ama kekeme kendini daha çok kekeleyen bir kişi olarak görme alışkanlığında olduğunda olduğundan diğer özelliklerinin farkında değildir. İnsan bu özelliklerini tanımalıdır





3) Başkalarını tanıma ve anlamada yardımcı olma: Kekemelik insanda yalnızca kendi iç benliğiyle çatışma yaratmakla kalmamaktadır. Aynı zamanda çevresindekilerle olan ilişkilerini de etkilemektedir. Çevresindekileri gerçek yönleriyle tanıma olanak ve fırsatını bulamadığında kekeme onları, hep kendi kekemeliğine gülen, onunla alay eden, onu küçük, hor gören insanlar olarak görebilir, o duyguya kapılabilir.  Başkalarıyla iyi ilişki kurma isteği ağır basarsa konuşma ve kekeleme kaygısı biraz olsun ikinci plana itilebilir.

4) Konuşma etkinliklerine katılım sağlama: Konuşmadan sakınarak, konuşmayarak kekemelik bir dereceye kadar saklanabilir belki. Ama bunun kekemeliği yenmeye yararı dokunmaz. Bu bakımdan kişi konuşmayla ilgilendirilmeli, konuşma etkinliklerine katılımı sağlanmalıdır.

T.C. Milli Eğitim Bakanlığı,

"Kekeme Bir Çocuğum Var", Aile El Kitabı

Share Link: Share Link: Bookmark Google Yahoo MyWeb Del.icio.us Digg Facebook Myspace Reddit Ma.gnolia Technorati Stumble Upon
 
Deutsch (DE-CH-AT)Turkish (Turkiye)

BİZİ TAKİP EDİN

İzmir Aile Danışma Merkezi Açıldı
Aile danışmanı psikolog Deniz Özer Eryılmaz ve Uzman Psikolog Sinem Malkoç hizmet verdiği İzmir'de bulunan Shcek Özel Yaşam Merkezi Aile danışma merkezinin internet sayfası açıldı.Sayfaya gitmek için tıklayınız.

BİZE ULAŞIN

iZMİR,BODRUM,SÖKE VE AYDIN'DA BİREYSEL VE AİLE TERAPİ İMKANI
Reklam

Facebook

Webde paylaş

Google Reklam

Anketler

Daha önce psikolojik destek aldınız mı ?
 

Music

mp3 flash player by undesign website design.

Google arama

Kimler Sitede

Şu anda 32 konuk çevrimiçi

izmirde psikolog arıyorum ile İlgili Olabilecek Diğer Anahtar Kelimeler : izmir psikolog, psikolog izmir